8:19 pm - Cuma Mayıs 24, 2013

Abdülhak Hamit Tarhan Kimdir

Cumartesi, 13 Ekim 2012, 18:19 | Biyografi | 0 Yorum | Read 280 Times
by oguzhan

Abdülhak Hamit Tarhan Kimdir

2 Ocak 1852’de lstanbul’da doğdu. Hekimbaşı Abdulhak Molla’nın torunu, tanınmış tarihçi ve Tahran Buyukelçisi Hayrullah Bey’in oğlu. Kısa sure Rumelihisar Ruşdiyesi’ne devam etti. Yanyalı Tahsin Hoca ile Edremitli Bahaeddin Efendi’den özel dersler aldı. 1862’de 10 yaşındayken ağabeyi ile birlikte Paris’e babasının yanına gitti. Bir sure Paris’te eğitim gördukten sonra 1864′te lstanbul’a döndu. Yaşının kuçukluğune rağmen Bab-ı Ali’de tercume odasına katip olarak girdi. Bir yıl sonra Tahran Buyukelçiliği’ne atanan babasıyla birlikte lran’a gitti. Farsça öğrendi. Babasının 1867’de ölumu uzerine lstanbul’a döndu. Maliye Muhimme Kalemi’ne girdi. Şûra-yı Devlet ve Sadaret kalemleri’nde çalıştı. 1871′de Fatma Hanım’la evlendi.1876′da Paris Buyukelçiliği lkinci Katipliği’ne atandı. 1878′de görevden alındı, iki yıl açıkta kaldı. 1881′de Gurcistan’da Poti, 1882′de Yunanistan’da Golos konsolosluklarına, 1883′te Bombay Başkonsolosluğu’na atandı. Bombay’dan gemiyle lstanbul’a dönerken uğradıkları Beyrut’ta eşi Fatma Hanım’ı kaybetti. Bu ölumun sarsıntısıyla unlu şiiri “Makber”i yazdı. 1886′da londra Buyukelçiliği Başkatipliği görevine getirildi. londra’da Bayan Nelly ile evlendi. 1895′te lahey’e elçi olarak gönderildi. Bir yıl sonra Bruksel elçiliğine getirildi. Nelly’nin 1911′de ölmesinden sonra lstanbul’da Cemile Hanım ile evlendi. Bu evlilik 20 gun surdu. 1912′da Belçika asıllı lusyen Hanım’la evlendi. Aynı yıl görevden alınınca lstanbul’a döndu. Meclis-i Âyan uyeliğine getirildi. lstanbul’un 1920′de işgal edilmmesi uzerine Viyana’ya gitti. Sıkıntı içinde yaşadı. Ankara Hukumeti yurda dönmesini sağladı. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra kendisine maaş bağlandı. lstanbul Maçka Palas’ta bir daire verildi. 1928’de lstanbul Milletvekili seçildi ve ölunceye kadar milletvekili olarak kaldı. 12 Nisan 1937’de lstanbul’da öldu. Mezarı Zincirlikuyu’da. Şiire 1870′lerde başladı. Ebuzziya Tevfik, Recaizade Mahmut Ekrem, Samipaşazade Sezai, Namık Kemal gibi Tanzimat döneminin yeni edebiyatçıları arasında yer aldı. Yurtdışı görevleri nedeniyle Batı edebiyatçılarını yakından tanıdı, onların etkisinde kaldı. Divan edebiyatı nazım birimlerinin dışına çıkmayı denedi. Dize ve uyak duzeninde değişiklikler yaptı. Divan şiiri konularının dışına çıkmayı denedi. Şiirlerine gunluk yaşamı, doğa ve insan ilişkilerini konu aldı. lirik, epik ve felsefi şiirler yazdı. Manzum tiyatro oyunları da kaleme aldı. Ancak bunlar sahnelenmekten çok okunması amacıyla yazılmış oyunlardı. Yaşadığı dönemde Turk edebiyatının en buyuk şairi sayıldı ve “Şair-i Âzam” ya da “Dahi-i Âzam” unvanı verildi.

ESERlERl

ŞllR:
Sahra (1879)
Ölu (1886)
Hacle (1886)
Bir Sefilenin Hasbihali (1886)
Bâlâ’dan Bir Ses (1911)
Validem (1913)
llham-ı Vatan (1918)
Tayflar Geçidi (1919)
Ruhlar (1922)
Garâm (1923)

OYUN:
lçli Kız (1874)
Sabr u Sebat (1875)
Duhter-i Hindu (1875)
Nazife yahut Feda-yı Hamiyet (1876, 1919)
Tarık yahut Endulus Fethi (1879, 1970)
Eşber (1880, 1945)
Zeynep (1908)
Macera-yı Aşk (1910)
llhan (1913)
Tarhan (1916)
Finten (1918, 1964)
lbn Musa (1919, 1928)
Yadigar-ı Harb (1919)
Hakan (1935)

Leave a reply